Skip to content

Beyaz Kutu | Gündem ve Bilgi

Beyaz Kutu: haberler, gündem ve farklı konulardan içerikler

  • Ana Sayfa
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Haber
  • Tanıtım
  • İletişim
  • Reklam
  • Home
  • Haber
  • Türkiye’deki facialarda yakınlarını kaybedenler, gazeteciler için eyleme katılıyor: Onlar adalet arayışımızda sesimiz oldu, biz de onların yanındayız!

Türkiye’deki facialarda yakınlarını kaybedenler, gazeteciler için eyleme katılıyor: Onlar adalet arayışımızda sesimiz oldu, biz de onların yanındayız!

25 Ekim 2026

Basın meslek örgütleri, gazetecilere yönelik gözaltı, tutuklama, ev hapsi uygulamaları ile medya kuruluşlarına kayyım atanması ve haber sitelerinin kapatılmasına karşı 24 Ekim Cumartesi günü saat 14.00’te birçok ilde eş zamanlı eylem ve kitlesel basın açıklaması yapacak.

Türkiye’nin yakın tarihinde meydana gelen 10 Ekim Ankara Gar Katliamı, Çorlu tren faciası, Hendek havai fişek fabrikası patlaması, 6 Şubat depremleri, İliç maden faciası, Gayrettepe gece kulübü yangını, Kartalkaya otel yangını ve Dilovası parfüm fabrikası yangınında yakınlarını kaybeden ve adalet mücadelesi veren aileler, gazetecilere yönelik baskılara karşı dayanışma çağrısı yaptı, “Basın susturulursa adalet arayanların sesi de susturulmak istenir” dedi.

“Sesimizin kısılmasına karşı yan yana olacağız”

10 Ekim Barış Derneği Eş Sözcüsü İshak Kocabıyık; T24’ün erişime engellenmesi, TELE1 ve Halk TV’ye kayyım atanması ile gazetecilerin gözaltına alınması ve tutuklanmasının, halkın haber alma hakkına ve gerçekleri öğrenmesine yönelik antidemokratik uygulamalar olduğunu ifade etti.

Kocabıyık, “10 Ekim aileleri olarak 11 yıldır sürdürdüğümüz adalet mücadelesinde gerçeğin ortaya konmasında ve bizim taleplerimizi duyurmada büyük destekçimiz olan gazetecilere, TV kanallarına, internet gazetelerine yönelik bu antidemokratik uygulama ve saldırıda yanlarında olduğumuzu, bizim sesimize ses olanların şimdi sesi olacağımızı belirtiriz. Bu nedenle 24 Ekim’de yapılacak dayanışma etkinliklerine katılmayı bir görev olarak değerlendiriyoruz. Sesimizin kısılmasına, yok sayılmasına karşı yan yana olacağız” diye konuştu.

“24 Ekim’de gazeteciler için düzenlenecek eyleme katılacağım”

Çorlu tren faciasında 9 yaşındaki oğlunu kaybeden Mısra Öz, “Basının susturulmasını yalnızca gazetecilere yönelik bir müdahale olarak değil, toplumun gerçekleri öğrenme ve sesini duyurma hakkına yönelik bir tehdit olarak görüyorum. Bizler, olayın yaşandığı gün de sonraki adalet arayışı süresince de sesimizin duyulmasının ne kadar önemli olduğunu çok iyi gördük. Gerçeğin üzerinin örtülmesine, farklı seslerin susturulmasına ve halkın haber alma hakkının engellenmesine karşı dayanışmanın bir parçası olmak için 24 Ekim’de gazeteciler için düzenlenecek eyleme katılmayı düşünüyorum. Çünkü bir ülkede basın susturulursa, adalet arayanların sesi de susturulmak istenir. Kör ve sağır kalırız” dedi.

“Özgür basına zulüm son bulsun”

Hendek havai fişek fabrikası patlamasında hayatını kaybeden Halis Yılmaz’ın babası Muammer Yılmaz ve kardeşi Mervenur Yılmaz, şöyle konuştu:

“Biz aileler olarak gazetecilere ve muhalif basına uygulanan ambargonun yıllardır hak arayan ailelere destek oldukları için, iktidar kaynaklı haksızlıkları halka duyurdukları için yapıldığını düşünüyoruz. Yıllardır bizlere mikrofon uzatan, televizyonlarında bizi misafir eden basın emekçilerine uygulanan bu zulmün sonuna kadar karşısındayız. Kalbimiz, güçlünün değil; alın teriyle haklının, halkın yanında olan basın emekçileriyle… İş cinayetleri son bulsun; sosyal cinayetler son bulsun, özgür basına zulüm son bulsun.”


“Gazetecilere yönelik baskılar, depremzede ailelerin sesine vurulan darbelerdir”

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde yakınlarını kaybedenlerin oluşturduğu Adalet Peşinde Aileleri Platformu sözcülerinden Celal Gezer, gazeteciler üzerindeki baskı, sansür ve cezalandırma politikasına karşı olduklarını ifade etti. Gezer, medyanın demokratik toplumlarda yasama, yürütme ve yargının denetlenmesi, şeffaflığın sağlanması ve kamuoyu oluşturulmasındaki önemine dikkati çekerek şöyle konuştu:

“Gazetecilere dönük yapılan sansür, kısıtlama ve nihayetinde cezalandırmalar, esasen bu kişi ve kurumlara değil; toplumun bizatihi kendisine, geleceğine ve bir arada olma ihtiyacına yapılan çürütme ve niteliksizleştirme çabalarıdır. Güncel olarak T24 gazetesinin kapatılması, Halk TV’ye kayyım atanması, gazeteciler İsmail Arı, İsmail Saymaz ve Murat Ağırel’e dönük uygulanan cezalandırmalar; bu kurum ve kişilere verilen cezalardan öte, depremin ilk saatlerinden bu yana sesimize, deprem davalarında oluşan hukuksuzlukların halka duyurulmasına vurulan darbelerdir. Bu cezalar, esasen biz depremzede ailelere, sesimizin ve hukuksuzlukların duyurulmasına dönük cezalardır.

6 Şubat depremlerinde, resmî açıklamalara göre en az 53 bin kişi hayatını kaybetti, binlerce vatandaşımız yaralandı. Tüm ülkeye sirayet eden bu olayda bir memurun istifaya tenezzül etmediği, ettirilmediği bir durum söz konusuyken gündemdeki fon yolsuzluğunda SPK’den BDDK’ye, bir bakana kadar giden silsile, aslında yönetim erkinin ülkeyi yönetirken sahip olduğu etik değerlerin ve toplumsal refleksin ne kadar çürümüş olduğunun başka bir göstergesi olarak ortaya çıkmaktadır. Elbette bu durum, bir tesadüf ya da olağan bir akıştan öte, yaşama ve canlıya dair tercihin ta kendisidir.

İnsana, hayvana, ağaca ve canlıya değer atfetmeyenlerin kurdukları rant, yolsuzluk ve hukuksuzluk çarklarına ışık tutan gazeteler ve gazeteciler, onların elbette bulundukları karanlıkta gözlerini alacak ve ahlaki körlük yaşamalarına neden olacaktır. Biz; doğadan, yaşamdan ve haktan yana olanlar, bu ışığa, aydınlığa sahip çıkıyor; her daim gazetelerin ve gazetecilerin yanında olduğumuzu belirtiyor, bu haksızlıkların tam da karşısında durduğumuzu ifade ediyoruz.”

“Katiller dışarıda, deprem haberi yapan gazeteciler tutuklu”

6 Şubat depremlerinde yakınlarını kaybeden ve bir çok deprem davasında müşteki avukatlığı yapan Gülsüm Özdoğru, T24’ün kapatılmasına, TELE1 ve Halk TV’ye kayyım atanmasına ve gazeteci İsmail Arı’nın tutuklanmasına öfke duyduğunu ifade etti. Avukat Özdoğru, “İsmail Arı, onlarca deprem haberi yapmış bir gazetecidir. T24, Halk TV ve TELE1 defalarca deprem haberleri yayımlamıştır. Anayasa’mızın 28. maddesinde açıkça ‘Basın hürdür, sansür edilemez’ denmektedir. Ancak fiilen bakıldığında tam da basının sansür edildiğini görüyoruz” dedi.

Özdoğru, Arı’nın daha önce 75 gün tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildiğini ve yaşanan süreci hatırlatarak, “İsmail Arı’yı zerre tanıyan biri, kaçmayı aklından bile geçirmediğini bilir zaten. Basında boy boy yer alan haberlerini karartması da söz konusu olamaz. O zaman neden özgürlüğü kısıtlanıyor? Neden İsmail Arı tutuklu? Biz deprem davalarında mahkemelere adeta yalvarıyoruz katil şüphelilerini tutuklayın diye. Ancak ne soruşturma evresinde ne de hükümle birlikte tutuklanan ya da hükümle birlikte tutuklama kararı çıkmasına rağmen tutuklanabilen bir katil yok denecek kadar az. Neden katiller dışarıda elini kolunu sallaya sallaya gezerken bunları haber yapan gazeteciler tutuklu?” diye sordu.

“Onlar bizim yanımızdaydı, biz de onların yanında olacağız”

İliç maden faciasında ağabeyi Uğur’u kaybeden Duygu Yıldız, özgür basının mağdur ailelerin adalet arayışının sesi olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Zaten kısıtlı olan gerçek yayın kuruluşları sesimizi duyuruyordu. Halkın ve mağdur ailelerin adalet çığlıklarına ses oluyordu. Tutuklanmaları, kapanmaları, adaletsizlikle yüz yüze kalan vatandaşların seslerinin duyulmaması, görmezden gelinmeleri demek. Medyayı susturmak, halkı susturmak demek. Biz özgür gazetecilerin ve ilkeli yayın yapan kanalların yanındayız. Onlar bizim yanımızdaydı, cumartesi günü biz de onların yanında olacağız. Bu ülkeden kopuk yaşayanlar, insanların ne kadar bunaldığını, mutsuz olduğunu ve adaletsizliğe maruz kaldığını görmüyor. Özgür medyayı desteklemeye devam edeceğiz. İliç ailesi olarak cumartesi günü özgür basına destek için Kadıköy’de olacağız.”

“Bizi görmeyen basının da özgür olmasını istiyoruz”

Gayrettepe gece kulübü yangınında kardeşi Şivan’ı kaybeden Zülfiye Dolu, gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamaları, T24’e getirilen erişim engelini ve TELE1 ile Halk TV’ye yönelik kayyım uygulamalarını büyük bir kaygı ve üzüntüyle karşıladıklarını söyledi.

Dolu, “Adalet saraylarının koridorlarında adalet ararken sesimizi duyurabilmek için bir de basının kapısını çalıyoruz. Mahkeme salonlarında cevabını bulamadığımız soruları gazeteciler aracılığıyla kamuoyuna taşıyoruz. Bu süreçte sesimizi duyuran, sorularımızı kamuoyuna taşıyan gazetecilerin ne kadar önemli olduğunu yaşayarak öğrendik. Bir ülkede gazeteciler özgürce haber yapamazsa ve soru soramazsa bizim gibi adalet arayan aileler seslerini kime duyuracak? Kamu kurumlarının sorumluluğunu kim sorgulayacak? Cevapsız kalan sorularımızı kim gündeme taşıyacak?” ifadelerini kullandı.

“Basın özgürlüğü yalnızca gazetecilerin meselesi değildir. Bizim gerçeği öğrenme ve toplumun gerçeklerden haberdar olma hakkımızdır” diyen Dolu, şunları kaydetti:

“Gerçekler susturularak adalet sağlanamaz”

Bolu Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel yangınında yakınlarını kaybedenler de şu ifadeleri kullandı:

“Facialarda 1. derecede sorumluluğu bulunduğu belirtilen kişiler dışarıda dolaşırken bu faciaları ve benzer faciaların haberlerini yapan gazetecilerin gözaltına alınması ve tutuklanması kabul edilemez. Bizler, Kartalkaya’da sevdiklerini kaybetmiş ve adalet mücadelesi veren aileler olarak, basın özgürlüğünün ve halkın haber alma hakkının yanındayız. Gerçeklerin ortaya çıkarılması için mücadele eden gazetecilerin susturulması, adalet arayışımıza da zarar vermektedir.

T24’e yönelik erişim engeli kararı ile TELE1 ve Halk TV’ye yönelik kayyım süreçleri konusundaki endişelerimizi dile getiriyor, gazetecilere yönelik baskılara karşı dayanışmamızı ifade ediyoruz. 24 Ekim’de gazeteciler için düzenlenecek dayanışma eylemini destekliyoruz. Çünkü gerçeklerin konuşulabildiği, sorumluların hesap verdiği ve kimsenin gerçeği dile getirdiği için cezalandırılmadığı bir ülke istiyoruz. Adalet yalnızca bizim için değil, herkes için gereklidir. Gerçeği susturarak adalet sağlanamaz.”

“Gazetecileri bırakın, canlarımızı öldüren katilleri yargılayın”

Dilovası’ndaki parfüm fabrikası yangınında yakınlarını kaybedenler, “İşçi cinayetleri ya da iş yerinde olan yaralanmalar, sakat kalmalar… Sesimizi duyurmakta çok zorlandığımız, insanların başlarına geleceğinin ya da sevdiklerini kaybedebileceğinin bilincinde olmadığı bir şey. Bu yüzden özellikle işçi ailelerinin sesini duyurma, acısını gösterme çabasında olan gazeteciler bizler için çok değerli. Bizim kadar inat ederek bu davaların peşinden koşuyorlar, üstelik gördüğümüz gibi pek çok risk alarak. Gazeteci dostlarımızın sesinin kesilmeye çalışılması, bizim sesimizin kesilmek istenmesidir. Tüm gazeteci arkadaşlara özgürlük; gazetecilik suç değildir. Gazetecileri bırakın, 7 canımızı öldüren katilleri yargılayın” diye konuştu.

( ANKA )

Post navigation

Previous BirGün okurları İsmail Arı’nın ikinci tutukluluğuna Ankara’da tepki gösterdi

Related Stories

BirGün okurları İsmail Arı’nın ikinci tutukluluğuna Ankara’da tepki gösterdi

BirGün okurları İsmail Arı’nın ikinci tutukluluğuna Ankara’da tepki gösterdi

25 Ekim 2026
Bakan Tekin, 50 milyonu aşkın sözcükle hazırlanan MEB platformunun tanıtımına katıldı

Bakan Tekin, 50 milyonu aşkın sözcükle hazırlanan MEB platformunun tanıtımına katıldı

25 Ekim 2026
Ankara’daki fuhuş soruşturmasında sınıf öğretmeni kadın tutuklandı

Ankara’daki fuhuş soruşturmasında sınıf öğretmeni kadın tutuklandı

25 Ekim 2026

Kategoriler

  • Eğitim (384)
  • Ekonomi (102)
  • Haber (220)
  • Sağlık (30)
  • Tanıtım (7)
  • Teknoloji (17)

Son Yazılar

  • Türkiye’deki facialarda yakınlarını kaybedenler, gazeteciler için eyleme katılıyor: Onlar adalet arayışımızda sesimiz oldu, biz de onların yanındayız!
  • BirGün okurları İsmail Arı’nın ikinci tutukluluğuna Ankara’da tepki gösterdi
  • Bakan Tekin, 50 milyonu aşkın sözcükle hazırlanan MEB platformunun tanıtımına katıldı
  • Ankara’daki fuhuş soruşturmasında sınıf öğretmeni kadın tutuklandı
  • Zonguldak’ta 17 Ekim’deki göçük görüntülerinde dün çöken bina görüldü, bir kadın öldü
  • Mahkeme vince asma iddiasıyla 3 sanığın imza tedbirini kaldırdı, yurt dışı yasağı sürüyor
  • Sarıyer’de sağanakta iş yerinde mahsur kalanlar iş makineleri ve botla kurtarıldı
  • KESK, kayyum atanan Halk TV’ye dayanışma ziyareti yaptı, haber alma hakkı vurgulandı
  • Yemen’deki çatışmalarda 1282 kişi hayatını kaybetti
  • Dört meslek grubuna daha yeşil pasaport geliyor! Teklif verildi
  • Üsküdar Belediye Başkan Vekili trafik kazasında hayatını kaybetti
  • Türkiye-AB sergisi Litvanya’da açıldı, Büyükelçi Toplu Litvanya’ya teşekkür etti
  • Erken Teşhis Neden Önemlidir?
  • Ülkenin çivisi çıktı: Kafe tanıtımını ‘5 bin kişilik kız yurdunun karşısında’ diyerek yaptılar
  • İstanbul’daki sel felaketinde can kaybı 3’e yükseldi
  • NASA, Artemis II Ay görevinin 800GB arşivini erişime açtı
  • Hoffenheim-Beşiktaş maçı ne zaman, saat kaçta, hangi kanalda? Beşiktaş’ta kimler eksik? Muhtemel 11 ve canlı yayın bilgileri
  • Fatih Altaylı, ‘AKP’nin önemli ismiyle’ sohbetini anlattı: Oylarımızda toparlanma var ama fon işi çok sıkınıtlı; Cumhurbaşkanımız verileri topluyor, kızgınlığını anlatamam!
  • Apple 12 İnç MacBook ve iPad 6 için Destek Sona Erdi
  • Hakkari AFAD, 13 Ekim Afet Risklerinin Azaltılması Günü’nde öğrencileri bilgilendirdi
  • Elazığ’da sağanak sele dönüştü, OSB’de yollar ve elektrik hatları zarar gördü
  • İçerik Dağıtım Sistemi Test Yayını – 23 Ekim 2026
  • DEVA Genel Başkanı Babacan: Ankara’nın başkent oluşunun 103. yıl dönümü kutlu olsun
  • Uzmanından kritik uyarı: Eklem iltihabı yalnızca yaşlılarda değil, gençlerde ve çocuklarda da görülüyor
  • BilimFest Trabzon, 23 Ekim’de başlıyor

You may have missed

Türkiye’deki facialarda yakınlarını kaybedenler, gazeteciler için eyleme katılıyor: Onlar adalet arayışımızda sesimiz oldu, biz de onların yanındayız!

Türkiye’deki facialarda yakınlarını kaybedenler, gazeteciler için eyleme katılıyor: Onlar adalet arayışımızda sesimiz oldu, biz de onların yanındayız!

25 Ekim 2026
BirGün okurları İsmail Arı’nın ikinci tutukluluğuna Ankara’da tepki gösterdi

BirGün okurları İsmail Arı’nın ikinci tutukluluğuna Ankara’da tepki gösterdi

25 Ekim 2026
Bakan Tekin, 50 milyonu aşkın sözcükle hazırlanan MEB platformunun tanıtımına katıldı

Bakan Tekin, 50 milyonu aşkın sözcükle hazırlanan MEB platformunun tanıtımına katıldı

25 Ekim 2026
Ankara’daki fuhuş soruşturmasında sınıf öğretmeni kadın tutuklandı

Ankara’daki fuhuş soruşturmasında sınıf öğretmeni kadın tutuklandı

25 Ekim 2026
| DarkNews by AF themes.
esenyurt escort
beylikdüzü escort
avcılar escort
istanbul escort
bahçeşehir escort
beylikdüzü escort
extrabet
sekabet
extrabet
sekabet
extrabet