Uzun yıllardır devam eden tartışmalar, baro içindeki sert çatışmalar ve yönetimsel krizlerin ardından sandık sonuçları ortaya kondu; İstanbul Barosu’nda “Cumhuriyetçi Güç Birliği” bayrağı yeniden dalgalanmaya başladı. Tarihi seçim sonrası ilk kez Odatv’nin sorularını yanıtlayan İstanbul Barosu Başkanı Av. Prof. Dr. Ümit Kocasakal, baroyu “fabrika ayarlarına” döndürme vaadini somutlaştırırken, Ankara’daki yeni anayasa taslaklarına karşı Baro’nun alacağı kararlı duruşu da açıkladı. Kocasakal ile yaptığımız röportaj, Türkiye’nin adalet krizi ve anayasal tartışmaları hakkında önemli bilgiler sunacak nitelikte…
SEÇİM SONUÇLARI
Odatv: İstanbul Barosu seçimlerinde 68 bin 469 kayıtlı avukattan yalnızca 30 bin 36’sı oy kullandı. Siz de 10 bin 227 oyla seçimi kazandınız. Her üç avukattan biri size destek verdi. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Oy vermeyen avukatlara vereceğiniz mesaj nedir?
Ümit Kocasakal: Genel oy dağılımına bakıldığında, İstanbul Barosu avukatları birçok mesleki sorununa rağmen öncelikle ülkesinin bölünmez bütünlüğüne, ulus devlet esaslı üniter yapısına, Anayasa’nın değiştirilemez maddelerinde yer alan Cumhuriyetin kurucu mimarisine ve bu değerlere güçlü bir şekilde bağlı kalmışlardır; bu değerlerin dokunulmaz olduğunu açıkça ifade etmişlerdir. Bu bağlamda bu iradenin en güçlü temsilcisi olarak benim liderliğindeki Cumhuriyetçi Güç Birliği’ni desteklemişlerdir.
Ayrıca baro sadece belirli bir grup ya da siyasi görüşü temsil edenlerin değil, tüm üyelerin barosudur. Her bir avukatın sorunu, aynı zamanda İstanbul Barosu’nun ve yönetiminin de sorunudur.
Bu çerçevede İstanbul Barosu hiçbir siyasi partinin arka bahçesi veya sözcüsü değildir ve olmayacaktır. İstanbul Barosu yalnızca Cumhuriyet’in Barosu olarak Atatürk ilke ve devrimlerinin, hukukun üstünlüğü ve hukuk devletinin savunucusu olacaktır. Avukatlık mesleğinin bağımsızlığı ve onuru söz konusu olduğunda, meslektaşlarımızla birlikte hareket edilecektir.
SÜRGÜNDEN FABRİKA AYARLARINA DÖNÜŞ
Odatv: Seçim gecesi “İstanbul Barosu geri döndü” dediniz. Baro nereye gitmişti ve şimdi nereye dönüyor? Önceki yönetimle aranızdaki temel fark ne?
Ümit Kocasakal: İstanbul Barosu’nun tarihi ve geleneksel çizgisi; özellikle ulus devlet temelli üniter yapıya olan bağlılık ile Cumhuriyet’in kurucu değerlerine sıkı sıkıya sahip çıkmak ve hukukun üstünlüğünü savunmaktır.
Daha seçildikleri beşinci dakikada Anayasa’nın 1923 Cumhuriyeti’nin kurucu mimarisini tanımlayan değiştirilemez maddelerini tartışmaya açan bir yönetimle, baro ne yazık ki geleneksel çizgisinden koparılarak sürgüne gönderilmişti. Şimdi işte bu “sürgünden” geri dönmüş olup tekrar Cumhuriyet’in Barosu olmuştur.
Tüm bunlar zaten önceki yönetimle aramızdaki temel farkı göstermektedir. Özetlemek gerekirse bizim çizgimizde 1923 Cumhuriyeti’nin temel taşları olan Anayasanın ilk üç maddesine asla dokunulamaz; hukuken de anayasal olarak buna onay vermeyeceğiz ve kararlılıkla karşısında duracağız.
ANAYASA MANİFESTOSU
Odatv: Seçim konuşmalarınızda Cumhuriyet’in kurucu değerlerini öne çıkardınız. Yeni dönemde bu başlıkları baronun çalışmalarına nasıl yansıtacaksınız?
Ümit Kocasakal: Bu konularda halkımıza doğru bilgi vermek en önemli görevimizdir. Sürekli yeni bir anayasa talebi var; bunun altında yatan gerçek niyetin gizlendiği aşikar.
Anayasanın hangi maddelerinin sizin “demokrasi” veya “özgürlük” taleplerinizi karşılamadığını bilmek isteriz! Neden mutlaka yenisini istiyorsunuz? Mevcuduna çok mu uymaktasınız ki yenisini istiyorsunuz? Anayasa her önüne geleni gözaltına alıp tutuklayacak mı? Hangi yüzle “demokratik”, “özgürlükçü” anayasadan bahsedebiliyoruz? Tüm bunlar yaşanırken sözde “demokratik”, “özgürlükçü” bir anayasa talebinin inandırıcılığı olabilir mi? Amacınıza uygun şekilde yorumlayıp uymadıktan sonra anayasayı ne yapacaksınız?
Bunun yanı sıra meclisin yeni bir anayasa yapma yetkisi yoktur! Anayasanın hükümleri yasama, yürütme ve yargı organlarını bağlamakta olduğu gibi meclis de anayasaya tabidir; dolayısıyla meclis istediğini yapamaz.
Anayasa değişikliğinin tek yetkisi değiştirilemez maddeler dışındaki maddelerin belirtilen usullerle değiştirilmesidir fakat bunun bile sınırı vardır: Değiştirilemez bir maddenin içeriği boşaltılamaz; dolayısıyla yapılacak her düzenleme değiştirilemez maddelere aykırı olamayacaktır.
Bütün bu konularda baromuz toplumu bilgilendirecek ve anayasal düzeni her türlü anayasa dışı girişime karşı koruma görevini üstlenecektir.
SİYASETEN AYRI, MESLEKİ MÜCADELEDE OMUZ OMUZA
Odatv: Size oy vermeyen avukatların da kendilerini bu yönetimin temsilcisi olarak hissetmelerini nasıl sağlarsınız?
Ümit Kocasakal: Biz siyaseten açıkça dile getirdiğimiz duruşumuzdan ödün vermeyeceğiz ancak avukatların en önemli meslek sorunları arasında hukuk üstünlüğü ve yargı bağımsızlığı yer alıyor. Meslektaşlarımızın haklarını korumak için omuz omuza mücadele edeceğiz; hukuksuzluklara karşı birlikte hareket edeceğiz.
Siyaseten yan yana gelmekle mesleki olarak yan yana gelmek birbirinden farklıdır.
Cumhuriyetin temel kurumlarıyla sorunu olan hiçbir anlayışla siyaseten birleşmeyeceğim ama meslek sorunlarının çözümü için her zaman mücadelede hazır olacağım.
‘SİYASET YAPILIYOR’ ELEŞTİRİLERİNE YANIT
Odatv: Sık sık Anayasa’nın ilk dört maddesini vurguladığınız için eleştiriler aldınız. Bu eleştirilere cevabınız nedir?
Ümit Kocasakal: Avukat mesleği toplumdan kopuk olamaz! Dolayısıyla ülkenin bölünmez bütünlüğü gibi meseleler avukatın da sorunudur; buna sırtımızı dönemeyiz!
Cumhuriyet olmadan avukatlığın anlamı kalır mı? Hukukun üstünlüğü bizim için hayati öneme sahip! Tüm bunları siyaset olarak değerlendirmek yanlış olur.
Anayasa askıya alınırsa bağımsız avukatlık yapılabilir mi? Daha otoriter bir ülkede avukatlık olur mu?
Ayrıca mesleki bağımsızlık benim onurumdur; hiçbir avukat bunu feda etmemelidir!
Kısacası olması gereken şey, hukuk devleti ilkelerine bağlı kalarak meslek sorunlarının çözümü için kararlı bir mücadeledir.
Bir baro tüm bu alanlarla ilgilenmelidir çünkü hepsi birbirini tamamlayan unsurlardır.
REDDETMEDİĞİMİZ ANAYASAL DEĞİŞİKLİK KRİTERLERİ
Odatv: Yeni anayasa tartışmalarına karşı çıktığınızı söylediniz; hangi koşullarda kabul edilebilir bulursunuz?
Ümit Kocasakal: Ancak Cumhuriyetin taşıyıcı kolonlarına zarar vermeyecek, hak ve özgürlükleri genişletecek değişikliklere onay veririz; aksi halde her türlü girişime karşı dururuz.
“DOKUNANIN ELİ YANAR”: Daha fazla detay verilmeden geçildi.